Tarot

Tarot ne demek?

Tarot ne demek?Birçok kişiye göre, gizem "Tarot" sözcüğünde gizlidir; sözcüğün Eski Mısırca bir sözcük olan "Ta-rosh"dan geldiği söylenir; "Ta-rosh"un anlamı "Kral Yolu"dur; Eski Mısır´ın Maji Tanrısı Thoth´u Tarot özdeşleştiren görüşler de vardır ve bu görüşe göre Tarot, Thoth´un tüm bilgeliğinin saklandığı kitaptır. Ve son bir diğer iddia sözcüğün Latince "Rota" dan üretilmiş bir anagram yani şifre olduğudur; bu da "çark" anlamına gelir; yaşamın doğumdan ölüme sürekli dönen bir çark olduğunu simgeler. Bütün bunlar birer varsayımdır ve hiç kimse Tarot´un kesin kökenini bilmemektedir ve gizemciliğin temel inancında Tarot asla bir fal değildir. Özetle, falın nerede Tarot Oyunu ile bütünleştiği de bilinmemekte, ya da tam tersinin... Hemen hemen herşeyle fala bakılır; kurban edilmiş hayvanların dumanları tüten iç organları, gökyüzünde uçan kuşların oluşturduğu şekiller, renkli taşlar, yazı tura atmalar, kahve fincanı, su tası, zar vb... Uygulamanın temelinde, öncelikle ne olacağını önceden öğrenme arzusu ve daha incelikle bakıldığında ise herşeyin birbiriyle bağlantılı olduğu, herşeyin bir anlamı olduğu ve hiçbir şeyin rastlantı eseri gerçekleşmediği inancı vardır. Rastlantı kavramı gerçekte çok yenidir yani neden ve sonuçtur; iki olay arasındaki tek geçerli bağlantı olduğu öğretisinden doğar. Bu mantıksal bağlantının dışında kalan olaylar tesadüfi yani anlamsıdır. Artık, raslantılarda bir mantık veya matematiksel bir anlam aranmaktadır. Ama, daha önceleri, insanlar benzerliklere göre düşünürlerdi. Zodyak´ın yani gezegenlerin gök konumu haritasının yolu bir kişinin yaşamındaki yola benzetilirdi. Bir fincanın dibindeki çay yapraklarının şekli, bir savaşın çıkması olarak anlamlandırılır ve herşey birbirine bağlanırdı. Yani bir dizisel anlamsallık aranırdı. Bu düşünce, son zamanlarda, olayların seri halinde gerçekleşmesinden etkilenen bazı bilimadamları bile bu düşünceyi ciddiye almaya başlamışlardır.

Tarot'un iç yüzü

Tarot'un iç yüzüHerkes için Tarot, bir faldır; hatta günümüzde Tarot´un başka amaçlar için kullanıldığını kimse bilmemektedir. Yazılı tarihte Tarot, Orta Çağ´ın oyun kartıdır yani kumar oynanan bir destedir. Ötesi çok karanlıktır; Tarot´un bir kehanet yöntemi olduğunu kesin olarak kanıtlayan ve bir belgeye dayalı bilgi yoktur. Acaba gerçektenTarot fal için kullanılabilir mi? Tüm bunlar bilinmeyen geçmişten gelen bir gizin devamı mı yoksa Tarotçuluk güncel bir modadan başka birşey değil midir? Beşinci yüzyılın ortalarına doğru, Avrupa´da daha henüz iskambil kağıdı yokken, Bonifacio Bembo adlı bir ressam, Milano´lu Visconti ailesi için bir seri isimsiz ve numarasız kart resimledi. Bir İtalyan oyunu olan kart destesine "Tarocchi" adı verilmişti; herbiri 14 karttan oluşan dört takım ve daha sonra ´triomffi´ yani ´koz´ adı verilen farklı resimleri gösteren 22 kart. Günümüzde, bu 22 resimli kart, ´Papa´ veya ´Hükümdar´ gibi adlar verildiği için veya ´Şans Tekerleği´ örneğindeki gibi dinsel olarak düşünülebilir çünkü ´Kıyamet Günü´ kartında çalınan boru sesiyle ölülerin mezardan kalkmaları gibi dinsel mitolojiye uygun görüntüler dikkat çeker.. Bazı kartlar, ´Ilımlılık´ veya ´cesaret´ gibi erdemleri simgeler. Hatta, dinsel ilkelere aykırı simgeler de vardır, örneğin bir kadın papayı görüntüleyen kart, kiliseyle ilgili bir espri olarak açıklanabilir. Bir diğer resim oldukça gariptir; basit bir tahta darağacına, sol bacağından başaşağı asılmış genç bir adamı gösterir. Ellerini altta kafasıyla bir üçgen oluşturmak üzere kayıtsız bir şekilde arkasında kavuşturmuştur, sağ bacağı bir haç şeklini veya dört sayısını simgeler biçimde dizinin arkasında bükülmüştür. Yüzünün ifadesi rahat, hatta belki de büyülenmiş gibidir. Bembo neden bu resmi çizmiştir? Bu resim, daha sonraki bazı yorumcuların iddia ettiği gibi, darağacında asılmış bir suçlu anlamına gelmez.

Tarot ve Kabbala

Tarot ve KabbalaTarot ve Kabbala başlıkları altında toplanan İbrani gizemciliği ile gizli bilgilerin varlığı arasındaki inanılmaz benzerliklere kısaca bakarsak, Bembo´nun kartlarının kanıtların kıtlığına rağmen esoterik bir yorum gerektirdiği görülecektir. Kabbala daha çok İbrani alfabesinin simgeciliğine önem verir. Harfler Hayat Ağacı´ndaki yollara bağlıdır ve her birinin kendi sembolik anlamları vardır. Daha önce belitildiği gibi, İbrani alfabesinde 22 harf vardır ve bu sayı Tarot´un kozlarıyla "Sonraki dönemlerde Kozlar´a Majör veya Büyük Arkana denilmiştir." aynıdır. Kabbala ayrıca, Allah´ın telaffuz edilmeyen isminin yani "YHVH" nın, dört harfiyle yakından ilgilidir. Bu harfler, yaradılışın dört dünyasını, ortaçağ biliminin dört ana maddesini, varoluşun dört aşamasını, İncil´i yorumlamanın dört yöntemini, simgelerler. Bembo´nun 14´erli dört takımının her birinde dört tane kraliyet kartı vardır. Kabbala 10 sayısıyla işler, Hayat Ağacı´nın her birinde On Emir ve on sephirot görülür (ortaya çıkamanın aşamaları) ve dört takımda da, birden ona kadar numaralanmış kartlar vardır. Öyleyse Tarot yorumcuları, çoğunluğa anlamsız gelen ama ancak bir grup için son derece önemli olan, Kabbala´yı resimleyerek uyarlamış olabilirler mi? Öte yandan, Kabbala hakkında yazılan yüzlerce kaynakta Tarot hakkında tek kelime edilmemektedir.

Tarot kartlarının anlamı

Tarot kartlarının anlamıKartların Anlamı Bir Kitaptan Okuyarak Öğrenilebilir mi? Tarot hakkında biraz bilgi sahibi olanlar bilirler, bir Tarot okumasında, kartlarda örneğin Asalar veya Kupalar yani Minör (Küçük) kartlar çoğunluktaysa, okumanın önemsiz ve hatta onur kırıcı olduğu düşünülür. Çoğu kişi, Büyük Arkana kartlarının çoğunlukta olduğu bir okumayı kabul edecektir, bu kabul psikolojik bir üstünlük içeriğini taşır. Çünkü soyut güçleri ve ruhsal bilinçliliği simgeledikleri için, 22 ana kart (Majör-Büyük Arkana) onlara önemli görünecektir. Ama Büyük Arkana bile, tek bir kavramı oluşturur ve diğerleri olmadan anlamı yoktur. Bilgeliği ve varoluşu etkili bir şekilde betimlemesi yüzünden büyük kartları diğerlerinden ayrı olarak inceleriz fakat uygulamada dünyayı anlamak için ruhun ve maddenin, mutlulukla mutsuzluğun, sevgiyle şiddetin karıştırılması gereklidir. Bu bir sentezdir yani Tarot burada, hem okunana, hem de okuyana yaşamın boyutlarını ve çeşitliliğini gösterebilir. Kartlar, diğer bir dengeyi yani adalet terazisinde simgelenen dengeyi de öğretir. Geçmiş gelecekteki olasılıklara nasıl bağlanacaktır? Kendi kararlarımızın oluşturduğu etkileri, dış dünyadan gelen etkilerle nasıl birleştiririz? Hayatımızın sorumluluğunu üstleniyoruz derken ne demek istiyoruz? Bu, üstlenme, herşeyi yarattığımız ya da kontrol ettiğimiz anlamına gelir mi? Kendi seçimimizde olduğu gibi, çoğu kişi sorumluluğu kesin kural olarak düşünmeyi tercih eder. Ya dünya bizi tamamen şekillendirir ya da yaşamımız üzerinde tam bir kontrol hakkına sahibiz. Tarot okumaları, kişinin yaşamsal zincirinin her baklasının, ikisinin karışımından kaynaklandığını anlatır. Çok kısa boylu bir kişi profesyonel bir basket oyuncusu olmayı umut edemez ama aynı kişi boyunun kısalığının tüm hayatını etkilediğini de düşünmemelidir. Bu düşünceyi kuramsal olarak kabul eden kişiler hala şöyle bir soruyu sorabilirler; Hangisi daha önemlidir, oluşan durum mu yoksa kişisel sorumluluk mu? Bir insanı gerçekten kontrol eden bunlardan hangisidir? Ama Tarot teorisyenleri için Tarot okumaları bu ve buna benzer soruların anlamsızlığını gösterir. Bazı okumalarda kişilik tanımlamaları, umutlar veya korkular, bizi belli yönlere doğru yöneltmeye eğilimlidir. Okuma bu etkileri yansıtır ve onların olası sonuçlarını gösterir. Kartlar, bir durumun belli bir şekilde oluşmasını sağlamazlar, sadece ve sadece etkilerin gerçek hayatta nasıl birleştiklerini veya birleşebildiklerini gösterebilirler. Eyleme geçme anı gelince farklı bir seçim yapabiliriz ama bunu çoğu zaman böyle yapmayız. Bilinçsizce sürekli olarak yaşamdaki seçim özgürlüğümüzden vazgeçeriz. Geçmişimizin ve koşullanmalarımızın bizi yönlendirmesine izin veririz. Bunu bazen cahillikten, bazen de tembellikten yaparız. Koşulları izlemek, bilinçli kararlar almaktan daha kolaydır. Tarot bize, genel durum hakkında da önemli dersler verir. Soyut olarak, bir nitelik ne denli kesin görünürse görünsün, gerçekte sadece diğer etkilerin genel durumundan etkilenir. Genel durumda, yaşamsal öğelerin birbirlerini nasıl dengelediklerini öğreniriz. Herşeyden önce, Tarot açılışlarında belli kartların birleşip birleşmiş bir durumu nasıl oluşturduklarını görürüz; hiçbir açılışın diğerlerinden daha iyi ya da daha kötü olduğu söylenemez. Ama bazen ümitler konumu, bazen de korkular konumu, diğerinin üstünde olabilir. Bir diğerinde, temel veya çevresel belirleyici etkenler daha çok ortaya çıkaracaktır. Bu o kişiye ve o anki duruma bağlıdır. Tarot yorumcuları, Tarot okumalarının kendi algılarımıza duyduğumuz güveninin gelişmesine de yardımcı olduğunu belirtiyorlar. Bu olay, bazen elde edilen bilgiden bazen de belli kararları alıp bunlara sadık kalma ihtiyacından kaynaklanır. Peki belli bir durumda bir kartın hangi anlamı uygulanmalıdır? Bir Kral kartı Tarot´u bakılan kişiyi mi veya başka bir kişiyi mi simgeler? Ya da Kılıçların Kralı kanun ve yaratıcılık gibi soyut bir ilkeyi mi kasteder? Veya Kupaların Kraliçesi bize yaratıcılığı mı ima eder? Ama okuma ilerledikçe bu ve buna benzer soruların cevaplarını algılamaya başlarız. Sonuç olarak kendi algımıza ve sezgilerimize daha çok güvenmeye başlarız. Bir okuma hangi dönemi veya ne kadarlık bir süreyi kapsar? Uzmanlara göre, bu süre birkaç günden birkaç seneye kadar uzanabilir ve bu süre hem ileriye, hem de geriye doğru olabilir. Bazen, bir yetişkin için, Tarot okuması çocukluğa kadar uzanabilir. Genelde tüm hayatın bir özetini verse bile, hatta Hayat Ağacı denen Tarot Okuma metodunda dahi, kişi yoğun bir değişiklikler döneminden geçiyorsa, okunan süre daha kısa bir dönemi gösterebilir.